MarkaWorld.com
Markaworld

Otizm genetik değildir, doğru beslenme semptomları azaltır…

Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş’tan otizm konusunda beslenme önerileri…

Otizm genetik değildir, doğru beslenme semptomları azaltır…
04 Nisan 2018 - 0:16 'de eklendi ve 461 kez görüntülendi.

Otizm, görülme sıklığı inanılmaz bir hızla artan, her geçen yılla birlikte giderek dikleşen bir ivmeyle tırmanıyor. 2016 yılı rakamlarına göre her 88 çocuktan biri otistik.

İstatistiklere göre bundan 20-30 yıl sonra her iki çocuktan birinin otistik olacağı öngörülüyor diyen Türkiye’de Fitoterapi alanında ilk eğitim alan tıp doktorlarından Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, toplumda hala bu problemin son derece nadir göründüğüne dair bir algı olsa da, tehlike büyük ve beslenmenin etkisi çok büyük diyor.

otizm_2

Otizm konusuna Mutluluk Kürleri kitabında detaylı olarak yer veren Dr. Ümit Aktaş, Nisan ayı boyunca tüm dünyada otizm konusunda yapılan farkındalık çalışmaları kapsamında, konu ile ilgili görüşlerini ve beslenme önerilerini paylaştı.

Otizmle, nadir rastlanan genetik bir hastalık olarak 1940’larda tanıştığımızı, genetik olmadığının ise yarım yüzyıl sonra anlaşıldığına dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, “Otizm, çevresel toksinler, yiyeceklerin içindeki kimyasallar, DNA’mızın tanımadığı suni yiyecekler ve aşılarda kullanılan ağır metallerle ilişkili bir sorun. Bu toksik saldırı, sağlıksız bir mikrobiyomla birleşince ortaya, birçok farklı faktörün birlikte rol oynayarak beyin fonksiyonlarında bozukluğa yol açtığı bir tablo çıkıyor” diyor.

“Doğru bir beslenme modeli ile otistik semptomlar hafifler, hatta tamamen iyileşebilir”

Bilinenin aksine, doğru bir beslenme modeli ile otistik semptomların hafifleyeceğini, hatta tamamen iyileşebileceğini belirten Dr. Ümit Aktaş, belirlen teşhis ne kadar erken konmuşsa ve doğru beslenme modeline ne kadar erken geçildiyse tedavinin başarı şansı da o kadar artar diyor.

otizm_3

Dr. Ümit Aktaş’tan Anne Adaylarına 7 Maddede Sağlıklı Çocuk Yetiştirme Önerileri

  • Toksinlere maruz kalmayın
  • D vitamini eksikliğine dikkat edin
  • Sağlıklı yağlardan zengin gıdalar tüketin
  • Ciddi bir tıbbi komplikasyon söz konusu olmadıkça normal doğum yapın.
  • Diyetinize omega-3 ekleyin
  • GDO yemeyin, yedirmeyin
  • Beslenme modelini değiştirin, glüten içeren her şeyi kesin.

“Otizm teşhisi konmuş çocuk glutenden uzak durmalı”

Otistik semptomların hafiflemesini, hatta bazı durumlarda tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak beslenme modelinin yapıtaşlarını sıralayan Dr. Ümit Aktaş, öncelikle glutenden uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Pek çok nörolojik ve psikiyatrik problemin arkasındaki esas sorumlunun gluten hassasiyeti olduğunu gösteren birçok bilimsel çalışma olduğuna dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, “Otistik çocuklarda çölyak hastalığının daha sık görülmesi kesinlikle bir tesadüf değil. Otizm teşhisi konmuş bir çocuğun diyetinden ilk çıkarılması gereken şeyler makarna, ekmek, börek, çörek gibi gluten içeren tüm besinlerdir. Otistik çocukların hemen hepsinde bağırsak ve mide problemleri olması da sürpriz değil. Bu yüzden çocuğa bağırsak florasını iyileştirecek bir beslenme modeli uygulanmalı, fermente gıdalardan zengin bir diyet ve probiyotik takviyeleri tercih edilmeli.

Otizmle savaşta, süt ve süt ürünleri beslenme modelinden tamamen çıkartılmalı, probiyotik takviyesi, turşu ve sirke gibi seçenekler tercih edilmeli, mevsiminde sebzeler yenmeli ve işlenmiş, paketlenmiş tüm yiyeceklerden uzak durulmalıdır” diyor.

Otistik bir çocuğun beslenme modelinde şeker kesinlikle yer almamalı diyen Dr. Aktaş, otizm teşhisi konmuş tüm çocuklara ilk yapılması gereken şeyin ağır metal testi olduğunu vurguluyor.

Dr. Ümit Aktaş’tan Otizmle savaşta oluşturulacak beslenme modelinde mutlaka bulunması gerekenlere dair öneriler:

  • Mevsiminde her türlü taze sebze
  • Ev turşusu
  • Paça çorbası, işkembe çorbası
  • Kemik suyu. Hazırlanıp derin dondurucuya konularak, her yemekte kullanılmalı
  • Kaya tuzu (kararında kullanılacak, rafine tuz kullanılmayacak)
  • Saf sızma zeytinyağı – her gün en az 10 yemek kaşığı
  • Hakiki köy tereyağı – her gün en az 3 yemek kaşığı
  • Organik Hindistan cevizi yağı (coconut oil) – her gün en az 1 yemek kaşığı
  • Deniz balığı (mevsim balığı)
  • Kırmızı et (merada yayılmış hayvan eti)
  • Karabuğday (greçka)
  • Kinoa
  • Her türlü kuruyemiş (kavrulmadan yenilecek)

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

ilan
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
sisli escort ümraniye escort ataşehir escort kartal escort beylikdüzü escort beşiktaş escort maltepe escort halkalı escort şirinevler escort pendik escort mecidiyeköy escort bahçeşehir escort ataköy escort rus escort

bodrum escort bodrum escort bodrum escort